Teknolojide 2016 yılına damga vuran gelişmeler

2016 teknoloji açısından bir kırılma noktası teşkil etti mi? Bunu söylemek güç. Önceki yıllardan farklı gelişmeler yaşanmadı belki ama bir çok açıdan, teknolojideki temel trendlerin gözle görülür bir belirginleşme yaşadığı söylenebilir.

Bu yıl siber güvenlikten oyunlara, dev teknoloji firmalarının stratejik adımlarından bilgisayar tercihlerine yaşanan bazı önemli gelişmeleri sizler için derledik.

1 – Sibergüvenlik:

Henüz Yahoo’nun 1 milyar üyesinin bilgilerini çaldırdığını duyurmasının üzerinden bir hafta geçmişken, bu konuyla başlamak istedim. Siber suçlar internetin ortaya çıkmasıyla birlikte başladı ama bu yılki kadar ciddi bir gündem oluşturduklarını şahsen ben hatırlamıyorum. Oracle’ın Micros servisinde ödeme sistemlerinin Rus hackerlar tarafından kırılması, AdultFriendFinder veri tabanındaki 400 milyon kullanıcıya ait bilgilerin teşhiri yine akla gelen bazı olaylardan… Rus hackerların, yine, ABD seçimlerini manipüle etmek için Demokratik Ulusal Konsey’in ve Hillary Clinton’ın danışmanı John Podesta’ya ait email hesabını ele geçirmesi hatırlanmalı. MySpace, Epic, LinkedIn, Vk.com gibi yüzlerce büyük site, güvenlik tedbirleri ne kadar üst düzey de olsa, aslında ne kadar da kırılgan olduklarını gösterdiler.

DNS hizmeti Dyn’in uğradığı DDOS saldırısında Nesnelerin Interneti araçlarının kullanılması, siber saldırıların ulaştığı karmaşıklığı gösteren bir örnek. Bu konuda, 2017’de bizi ne türlü siber tehlikelerin beklediğine dair haberimize de göz atın.

2- Büyük şirketlerin sürçmeleri

Samsung’un patlayan telefonu Galaxy Note 7’nin hikayelerini, yayına başladığımız kısa süre içinde elimizden geldiğince aktarmaya çalıştık. Samsung hatalı batarya tasarımıyla malul cihazları yüzünden 5 milyar dolara yakın para kaybetti. Üstelik kaybettiği satışları en büyük rakibi Apple’ın iPhone 7 ürününe kaptırması ciddi bir darbe oldu Güney Koreli şirket için.

Apple’ın da, akıllı telefon ve tablette teknolojik ilerlemelerin öncüsü olma rolünü iyice unuttuğunu fark ettik. Apple belki hala dünyanın en çok kazanan, en kârlı şirketi ama sanki Steve Jobs zamanındaki o tılsımını kaybetti gibi bir görüntüsü var.

Apple Watch olsun, iWork olsun rakiplerine ya yakın ya da gerisinde. Cloud işinde iddiası biel yok. En son AirPods ürününün piyasa sürülmesinde taahhüt ettiği deadline’ı sürekli ertelemesi, alışık olduğumuz Apple’ın artık ortalarda olmadığını gösteriyor.

Google’ın mobil cihaz rekabetinde yıldızının parladığı bir yıl oldu 2016. Android’le sunduğu ekosistem sayesinde zaten masanın daima kazanan tarafında olduğu yetmezmiş gibi, bir de büyük beğeni toplayan Pixel cihazıyla resmen büyük bir hype yakaladı.

2017, iPhone’un icadının 10. yılı. Apple’dan bu yıl bir atılım beklenmeli. Ben beklerim. Ama Tim Cook’un idaresinde, şirketin, oyunun kurallarını değiştirecek bir atılım gösterebileceğine dair giderek daha çok insan şüpheci kesiliyor.

3 – Kişisel bilgisayarlarda kıpırdanma

Son üç yıldır tablet talebindeki patlamalarla satış rakamları ciddi gerilemiş olsa da, masaüstü ve laptop bilgisayarların (PC) miadı dolmuş değil. Şirketler ve devlet daireleri gibi kurumsal yapılar için, masaüstü bilgisayarlar hala vazgeçilmez. Kişisel kullanımda, masaüstü eski cazibesini temelli yitirse de, burada da tabletlerin dizüstü bilgisayarların performansına yaklaşması için daha çok zaman var. Bununla birlikte, 2016 yılında PC satışlarında bir hareketlenme yaşandı. Microsoft’un Surface Studio’su Apple’ın MacBook with Touch Bar cihazı bu kıpırdanmada etkili oldu kuşkusuz. Desktop olarak da Lenovo’nun Yoga’larını, HP’nin Pavilion Wave’ini, Falcon’un Northwest’ini ve diğer markaların irili ufaklı janti cihazlarını unutmamak lazım.

Yine de bu son yıldaki toparlanmanın kalıcı bir dönüş olacağından emin değilim. Tabletler bir yandan, Amazon Echo ve Google Home gibi aygıtlar bir yandan, kişisel bilgisayarların tahtını giderek daha sert sallayacaklar. Sizin bütçeniz sadece birini almaya yeterken ve profesyonel ihtiyaçlarınız çok fazla değilse, hangisini tercih ederdiniz?

4 – Hükümetler ve İnternet:

Dünya çapında hükümetlerin terörle mücadele bahanesiyle sosyal ağ hesaplarına daha fazla alakadar olduğu bir yıl oldu 2016. Türkiye için özellikle doğru bir önerme bu. Twitter, şimdiye dek elde ettiği hesap kapatma skorunu katlarken, Facebook, YouTube, Twitter ve hatta Github benzeri nice büyük platformlar, bazen günlerce erişime kapalı kaldılar. FBI-Apple arasındaki bir telefonun şifrelerinin kırılması talebi üzerine yaşanan tartışma, söz konusu sürtüşmelerin sadece Türkiye’ye veya dünyanın totaliter rejimlerine has olmadığını gösterdi. Son olarak Trump’ın seçim zaferi sonrası, sosyal medya devlerinin birbiri ardına Müslümanların fişlenmesi taleplerine uymayacakları açıklamaları damga vurdu 2016’ya.

5 – Bulut: Geleceğin teknolojisinde Amazon’un yükselişi

“Bir zamanlar buralar dutluktu” lafı, bir kaç yıl önce bulut teknolojileri sahası için hayli geçerliydi. Bugün o dutlukta üç tane devasa gökdelen yükseliyor. Amazon Web Services (AWS), Google ve Microsoft Azure arasında ciddi bir rekabet var ve giderek büyük bir oligopolistik piyasa yükseliyor. Yenilerin girmesinin epey zorlaştığı bir piyasa…

AWS şu an için önü en açık şirket olarak görülüyor. Sunduğu hizmetlerin çeşitliliği ve kalitesi ve alternatifsizliği ile müşteri portföyünün sürekli geliştiği bir ortamda, küçük rakipleri oyunun dışına itiyor. Google, yapay zeka ve makine öğrenme ile farklılaşıyor. Microsoft Azure, açık kaynakla ilerliyor. Şirketin Server 2016 için Docker işbirliğinden bahsetmeden geçmemeli. Bu arada Linux Foundation’a hissedar olmasıyla alevlenen tartışmaları hatırlamakta fayda var. IBM’in çabaları, Oracle’ın NetSuite birleşmesi, Salesforce’un CRM konusunda “dünyanın en akıllısı” diye lanse edilen Einstein’i diğer akılda kalıcı gelişmelerdi.

Son olarak Nesnelerin İnterneti’nden bahsetmeden olmaz. Bunun için ayrı bir başlık açmaktansa, şimdilik bulut teknolojileri kapsamında değerlendirilmesi daha uygun olabilir diye düşünüyorum. Ama eminim, gelecek sene bu kavramı da kendi başlığı altında inceliyor olacağız.

No Comments Yet

Leave a Reply