BlackBerry, otonom araçlar için yazılım inovasyon merkezi açtı

Mobil cihaz rekabetinde Çinli TCL ile ortaklık kurarak geri dönmeye çalışan BlackBerry, büyük teknoloji firmalarının uzak duramadığı otomotiv sektörüne de el attı. Sürücüsüz gidebilen ve birbiriyle iletişim kurabilen otonom araçlar için bir inovasyon merkezi açtı firma. BlackBerry QNX, bu iş için 100 milyon dolarlık bir sermaye oluşturdu.

Ottawa’daki (Ontario, Kanada) şirket merkezinde kurulan yeni birime alınacaklarla birlikte, buradaki istihdam edilen kişi sayısı 400’den 1050’ye çıkacak.

Yeni birimin açılışına Kanada Başbakanı Justin Trudeau da katıldı. Bu önemli ve altı çizilmesi gereken bir durum. BlackBerry’nin CEO’su John Chen’in de vurguladığı gibi, şirket, otonom sürüş rekabeti iyice kızışmadan kendini doğru yerde konumlandırmak istiyor. Bu durum Kanada’nın menfaatleri için de önemli.

3 yıl içinde araçların yarısı bulutta gidecek

Şirket tarafından yapılan açıklamada şu satırlar dikkat çekici: “2020 yılında gelindiğinde, geleceğin ileri derecede bütünleşik dünaysında, araçların yarısı bulut sistemine bağlı olacak. Arabalar, Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) uç node ve sensörlerinin en yüksek yoğunlaşmalarından birine sahne olacak. [Bu şekilde] muazzam miktarlarda değerli ve işlenebilir veri üretebilecek.”

BlackBerry’nin yeni inovasyon merkezi bu beklentiye yatırım yapıyor. Şirketin ürünleri, birleşik ve otonom araç sistemlerinin çekirdek elektronik sistemlerine güç sağlayacak gömülü “zekâ”yı tedarik edecek. Yani araçları akıllandıracak.
Hatırlatalım. Ontario Ulaştırma Bakanlığı, 2016’nın ilk günü, BlackBerry QNX’in otonom araçlar için Ontario sınırları içinde test sürüşlerine izin vermişti. 2017 model Ford Lincoln araçlar ilk etapta bu denemelerde kullanılacak. Yani BlackBerry’nin bir müşterisi hazır bile. Zaten Ekim ayında Ford Motor Company ile bir anlaşma imzalamışlardı.
BlackBerry’nin özellikle geliştirmek istediği alanlar, nesne tanımlama (ki bu konuda zaten çalışmaları vardı), aracın sürüş altyapısıyla bütüncül iletişimi. Yine araçların yollarla ve yollardaki diğer nesnelerle, özellikle diğer otonom araçlarla iletişimi de odak noktasında.

Son söz

Dünyada elektrikli, otonom ve sürücüsüz araçlara yönelik ciddi bir ilgi ve yoğun yatırımlar var. Şu an gerçek anlamda bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye’nin bu yeni trendde gerekli adımları yeterince hızlı atamadığı gibi bir görüntü var. Bizde “treni kaçırmak” diye bir deyim var. Biz ilk otomobil üretim dalgasında treni kaçırdık, sanayileşmede geriden takip ettik. Şu an sanayide bazı ülkelerle yollarımızın kesişmesi onları yakaladığımızdan değil, onların menzile ulaşıp geri dönüyor olmalarından kaynaklanıyor. Artık kavramlar değişiyor. Yaklaşımlar değişti. Umarız, her treni kaçırdığımız gibi yeni otomobilleri de kaçırmayız.
No Comments Yet

Leave a Reply