Beyin dalgalarıyla oyun oynamak, ya da zihin kontrolü için yeni bir adım

Zihin kontrolü mümkün mü? Şimdiden buna yönelik bazı uygulamaların ve cihazların üzerinde çalışıldığını, hatta bunlardan bazılarının, ilkel safhada da olsa, üretildiğini biliyoruz.

Korkutucu gelişmeler olarak değerlendirilebilir bu gelişmeler. Öyle veya böyle, dünyayı daha matriksvari bir alana çevirecek şekilde, sanal gerçeklik üzerine çalışmaların giderek daha hız kazandığı bir gerçek.

Son bir araştırmadan bahsetmek istiyorum. Washington Universitesinden bilim adamları, sanal gerçeklikle fiziksel gerçekliği harmanlayabilecek bir yöntem keşfetti. Sadece beyin dalgalarıyla bir bilgisayar oyununu oynamayı mümkün kılan bir yöntem.

Makale yayınlanalı bir kaç hafta oluyor. Frontiers in Robotic and AI dergisinde 16 Kasım’da yayınlanan araştırma, sadece beyin dalgalarıyla bir bilgisayar oyununun nasıl oynanabileceğini gösterdi. Oyun basit, iki boyutluydu ama mesele bu değil. Temassız, sadece düşünerek oyunu kontrol edebilmek mümkün olmuştu. Açılan kapıları gördünüz mü?

Denekler 21 farklı labirentte yol almak durumundaydı. Hareketin iki boyutuysa, ileriye ve aşağıya git. Bir damla ya da ışık hüzmesi şeklinde fosfene (phosphene) denilen bir görsel uyarıcı imi hissettiklerinde iki hareketten birini yapma durumundaydılar. Hangi hareketi yapacaklarının işaretini vermek için bilim adamları, bir transkraniyel (yani kafatasını geçen) manyetik uyarıcı gönderiyorlardı.

Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği UW Profesöra ve Sensorimotor Nöral Mühendislik Merkezi müdürü Rajesh Rao şu değerlendirmede bulunuyor: “Sanal gerçekliğin şekli, bu günlerde, ekranlar, kafaya takılan cihazlar, gözlüklerle yapılıyor. ana nihayetinde gerçekliği yaratan beyindir. Cevaplamayı arzuladığımız temel soru şuydu: Beyin, doğrudan kendisine iletilen daha önce görmediği yapay bir bilgiyi, sanal dünyada gezinmek veya diğer duyusal girdiler olmadan faydalı görevler için kullanabilir mi? Cevap evet.”

5 denek, beyinlerine gelen uyarılara göre, labirentlerde yüzde 92 oranında doğru hareketleri yaptı.

Altıncı his

Araştırmanın baş yazarı Darby Losey’nin söylediği nokta ilginç: “Biz temel olarak insanlara bir altıncı his kazandırmaya çalışıyoruz. Nöral mühendislik alanında hatırı sayılır çaba, beyinden gelen bilginin çözümlenmesine hasrediliyor. Biz ise bilginin beynin içine nasıl kodlanarak gönderilebileceğiyle ilgiliyiz.”

Bu doğrudan zihin kontrolü gibi algılanmayabilir. Ama transkraniyel sinyallerin, insanların belli davranışlara yöneltebileceği, bu araştırma sayesinde kanıtlanıyor. Benim anladığım ise, bilinçaltı alana gönderilecek subliminal uyarıların, insanları normalde yapmak istemeyeceği tercihlere yöneltilebileceği. Losey, sinyal gönderen cihazların şu an için devasa boyutta olduğunu ama ileride daha küçük, giyilebilir aksesuar boyutuna getirilebileceğini söylüyor.

 

No Comments Yet

Leave a Reply